KARARSIZLIK

Share

 

(Ramazan Günlüğü 23)

***
En kötü karar bile, kararsızlıktan çok daha iyidir. Kararsızlık, fırtınalı denizde küreksiz, yelkensiz tekneyle seyahat etmeye benzer. Nereye savrulacağını kimse bilemez.

Kararsızlığın da bin türlüsü var. Hani, soru çözerken iki şık arasında kalırız ya… İkisinden birini tercih etmemiz gerekir. Hangisini seçersek seçelim, bütün hayatımızı etkileyen bir yola sürükleyecek bizi. En kötü kararsızlık budur. Hele bir de yanlış çıkarsa…

Lokantada oturup yemek isterken veya mağazada elbise seçerken yaşadığımız kararsızlık var bir de. Bu da en keyiflisi olsa gerek. İyi bir şeydir diye değil ha, kararsızlığın verdiği ıstıraba göre keyifli.

Hayat, tercihlerin bileşkesidir. İnsanoğlu iyi ile kötüyü ayırt etmeye başladıktan sonra, ömür boyu tercihler yapar. Bizi biz yapan, tercihlerimizdir bir anlamda.

Çocukluk ve gençlik çağlarında karar vermek kolaydır. O heyecanla, sonucu düşünülmeden verilen kararların bedeli ağır olsa da…

Ömür gergefinde işledikçe beyin, karar verme konusunda daha da hassaslaşır. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi, tecrübedir. İkincisi ise hayatın kısalığı anlaşıldıkça ve güç tükendikçe, ödenecek bedellerden kaçınma dürtüsüdür.

Bu aşamada kararsızlık artar. Daha dikkatli olmak için elbette. İlginçtir ki son bölümde yine kurtarıcı, tecrübelerimizdir.

Kararsızlığı yenmenin en etkili yolu cesarettir. “Ülke değiştirmekle kıskançlık, cimrilik, kararsızlık, korku, tutku bizi bırakmaz.” der ünlü deneme ustası Montaigne. Kaçmak kurtuluş değil, cesaretle üstüne gitmektir kurtuluş.

Kararsızlığı aşmanın bir diğer yolu da tutarlılık ve gayrettir. İnanmak ve inandığı yolda ilerlemektir.

Bugün sahip olduğumuz nice büyük nimetler hep böylesi gayretlerin sonucu değil midir?

Hazerfen Ahmet Çelebiyi düşünün. İnsanlığın en büyük tutkularından biri olan, uçma isteğini gerçekleştirmek için defalarca hayatını tehlikeye atmıştır.

Kim bilir, denemesini yapmadan önce ne kadar çalıştı. Aylarca, yıllarca hazırlıklar ve hesaplamalar yaptı.

Kim bilir, kendisini bu işten vazgeçirmek için kimler, neler söyledi de o vazgeçmedi.

1632 yılında lodoslu bir havada Galata Kulesinden, bedenine kuş kanatlarına benzer bir araç takarak, kendini boşluğa bırakmıştı. Meraklı gözler arasında uçarak, İstanbul Boğazı’nı geçmiş, 3358 m ötedeki Üsküdar’da Doğancılar’a inmişti. Hezarfen Çelebi kuşkusuz, Türk havacılık tarihinin en kayda değer kişiliklerinden biri olmuştu.

Edison, elektrik enerjisinden ışık elde etmek için, yani bugünkü ampulü icat etmek için yıllar süren denemeler yapmıştı. Yaklaşık altı yüz denemesi başarısız olmuştu. Öğrencilerinden biri, “Efendim, bu kadar denedik olmadı. Artık vazgeçelim.” dediğinde o şöyle demişti:

“Hayır, biz sadece altı yüz yanlış yolu tespit ettik. Bu da demek oluyor ki şimdi daha avantajlıyız.”

Peygamber efendimiz (s.a.v.), belki de dünyanın en inatçı ve taassup ehli kavmini yirmi üç yıllık bir mücadele sonucunda dünyanın en büyük medeniyetlerinden biri haline getirmiştir.

Saymakla bitmez örnekler. Kararsızlık, doğal bir süreç olduğu kadar tehlikelidir de. Onunla baş edilmezse maksadı geri bırakır. İnsanı kesin başarısızlığa mahkûm eder.

Onun içindir ki, “En kötü karar, kararsızlıktan iyidir.” demiş eskiler.

Nitekim bu yazı da bir kararsızlık sonucunda ortaya çıktı:

Sabah kalkıp saatlerce düşündüm, ne yazayım diye. Konu çok, birine karar vermek lazım. Karar vermedikçe strese girmeye başladım. Yazmayı planladığım yazıları yazamayacak hale geldim.

Bugün de yazmayayım, diye düşünmeye başladım. Bu da beni çok rahatsız etti. Özgüvenimi kaybetme korkusu yaşadım. Son bir gayretle kalkıp, içimden geçenleri yazmaya karar verdim ve kötü de olsa bu yazı ortaya çıktı. Biraz da krizi fırsata mı çevirdik ne…

Böyle bir durumda siz olsanız, ne yapardınız?

***
İzzet Irmak
#ramazangünlüğü www.izzetirmak.com 

 

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 339 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.