KADİM BİR MEKTEPTİR ANADOLU

Share

 

(Ramazan Günlüğü 22)

***

Anadolu kadim bir mekteptir.

Binlerce yıllık birikimiyle, varlığıyla anlam bulmuş medeniyet geçişleri ile…

Umuduyla, hasretiyle, sevgisi ile…

Acıya ekmek doğrayan günleri, mutluluğa aşkı katık yapan demleri ile…

Âdemoğlu’nun doğduğu devirlerden el almış bu topraklar, hakikat denizinden. Âdem’in (as) izini de taşır bağrında; insanlığa rahmet, kutlu peygamberin (sav) selamını da saklar İslambol diyarında…

Nice büyük yıkımlardan sonra, görkemli ‘inşa’lar; nice şuurlu dirilişlerden sonra ansız çöküşler görmüş bu topraklar.

Şimdi yepyeni sürgünlere gebe Anadolu. İnsanlık bahçesinin bu nadide seyir terasından taptaze umut serpmek üzere olduğumuz günümüzde, daha kararlı olmalıyız. Daha dinamik ve daha heyecanlı…

Nemrut’un ateşini söndürme gayretindeki karınca misali çalışan, şuurlu ve erdemli bir nesil yetişmek zorunda.

Çağın yıkıcılığına karşı bilgelik zırhına bürünmeye hazır, bir güzel insanlar dizgesi…

Tıpkı rahmetli Mehmet Akif İnan’ın dediği gibi:

“Soyundum çileye dönmemesine 
  Bilendim ışıktan gözyaşlarıyla 

  Acılar umudu buldurur bize 
  Bir zırha büründüm bu çağa karşı”

 Okumak ve okuduğunu anlamak…  Geleceğimiz adına küçük ama etkili bir adım olur. Kemiyete değil, keyfiyete değer veren bir girişim eşliğinde olmalı şüphesiz.

Eğitimci Yazar Murat Soyak Hocam ne güzel özetlemiş okumak ve anlamak çabasını, Gül Aydınlığı isimli kitabında:

Kitabın ilk yazısı olan “Okumak Üzerine”, bizim millet olarak okuma serüvenimize dokunur: “Kitaplar okumanın erdemini, güzelliğini, yararlarını hiç usanmadan anlatmak gerek. Okumak, insanı geliştiren, yücelten bir çaba. Okumak, başka hayatların, insanların, fikirlerin dünyasına yapılan bir yolculuk. Ötekini hakkıyla bilmenin, tanımanın en etkili yolu.” diye başlıyor. Her cümlesi zülf-i yâre dokunan önemli tespitler.

Hemen ardından “Yaşamak ve Yazmak” isimli deneme geliyor. Yazmak da şüphesiz okumak kadar önemli. Yazar bu yazısında ise Türkçe kitaplarındaki kült eserlere vurgu yaparak, “Okumak eylemi olmaksızın yazmaya başlamak pek güçtür. Okuya okuya yazmak eylemi gelişir ve zenginleşir. Okumanın kesildiği yerde yazılanlar sığlaşır ve sözün tesiri azalır.” diyor. Yazmak önemli ama okumak ekseninde muhakkak!

Okumak, okuduğunu anlamak, anladığını yazmak ve anlatmak… İşte bütün mesele bu. İstenen, özlenen yeni mütefekkir gençlik bu.

İnançlı, yerli, azimli, kararlı, şuurlu, aydın bir gençlik!

***

İzzet Irmak

#ramazangünlüğü www.izzetirmak.com

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 339 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.