HÜZÜNLÜ RAMAZAN

Share

 

(Ramazan Günlüğü 30)

***

Teravih namazlarında bir araya gelemedik. Çocuklar gülüşmedi arka saflarda. Tonton dedeler onları doyasıya kovalayamadı cami içinde.

Konu komşu bir olup mahalle ortasında birlikte iftar açamadık. Birbirimizi davet edemedik iftara. Oruçlu geçirdiğimiz günlerin akşamında, dışarıda bir araya gelemedik.

Hâlbuki insan, insanla anlamlıdır. İnsanla değerlidir. İnsanın karşılığı yalnızca insanda vardır. İnsan insanın aynasıdır.

Bir yandan da güzel gelişmeler oldu. Ailelerimizin değerini anladık. Evlerimizin atmosferinde huzur bulmayı öğrendik. Eşimizle, çocuklarımızla göz göze geldik. Dünya hayatının sınırsız olmadığını fark ettik.

Evet, güzel gelişmeler de oldu gerçekten. İnsanlık olarak, birbirimizle uğraşmayı bırakıp bizi tehdit eden ortak düşmanlarımızla mücadele etmenin önemini idrak ettik.

Bin dört yüz yıl öncesinden günümüze ve dünyanın sonuna kadar yaşayacak olan insanlığa seslenen Kutlu Nebi’nin (sav) çağrısını yeniden duyar gibi olduk:

“Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.”

Başımızın çaresine bakmayı öğrendik. Dünyanın kaynaklarının sınırsız olmamakla beraber hepimize fazlasıyla yeteceğini gördük. İhtiyacımız olmayan şeyleri ihtiyaç listemizden çıkarırsak cümle muhtaçların ihtiyaçlarını karşılayabileceğimizi sezmeye başladık.

Kâinatın sonsuzluğu içinde, gücümüzün bir damla bile olmadığını gördük. Güç gösterilerimizin, nükleer bombalarımızın, kudretli silahlarımızın, bizi gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüsten bile koruyamadığını biliyoruz artık.

Aslında doğru düzgün okumuş olsak rabbimiz bizi uyarmıştı:

“Yeryüzünde böbürle­nerek (gücüne, güzelliğine, servetine, etiket ve rütbene ve çevrene güvenip kibirlenerek) yürüme!.. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir, ne de (boyca) dağlarla ululuk yarışına girişebilirsin. (İsra 37)”

Sadece uyarmamıştı üstelik:

“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez. (Lokman 18)”

Hangi açıdan bakarsak bakalım; hüzünlü bir ramazan geçirdik. Şükür ki ibret dolu bir ay oldu. Beşer olarak çok şaşmıştık. Bu dersi hak ettik. İnşallah konuyu anlamışızdır da bir daha bu krizlerle karşılaşmayız.

İnsanlığı sarsan bir süreç olsa da neticesinin hayırlı olacağına inanıyorum. Tıpkı ciğerparesi vefat eden Peygamber Efendimiz(sav) gibi, neden ağladığını soranlara, “Bu gözyaşları rahmet ve şefkat eseridir. Göz yaşarır, kalp hüzünlenir. Biz ancak Rabbimizin razı olacağı sözleri söyleriz. Ey İbrahim, seni kaybetmekten dolayı gerçekten üzgünüz.”

Evet, bizim de gözümüz yaşarır, kalbimiz hüzünlenir…

İbretlerle dolu, hüzünlü bir ramazan yaşadık. Evlerimizin penceresinden izledik geçişini. Elveda ey mübarek iklim.

***

İzzet IRMAK

#ramazangünlüğü www.izzetirmak.com

 

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 332 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.