GELECEĞE DOKUNMAK

Share

 

(Ramazan Günlüğü 25)

***

Yanlış hatırlamıyorsam, 2004 yılında gösterime girmişti. “Kelebek Etkisi”… O zamanlar, beni çok etkilemişti. 

Geçmişe veya geleceğe gidebilme fikri zaten başlı başına cezbedici bir fikir değil mi sizce de?

Yönetmenler Eric Bress ve J. Mackye Gruber farklı bir kurguyu oldukça başarılı bir şekilde beyaz perdeye taşımış ve bugün hala konuşulan kült bir yapıma imza atmışlardı. O ana kadar var olan genel yargıları alt üst eden bir kurgu idi bu.

Filmin konusunu pek çoğumuz biliyoruz ama yine de bir hatırlatayım:

Evan Treborn, özellikle yoğun stres yaşadığı anlarda baygınlık geçirmektedir. Bunun nedeni ise karanlık geçmişidir… Treborn çocukluğunda kötü durumlara maruz kalmış ve kuvvetli psikolojik sarsıntılar yaşamıştır.

Treborn, tesadüf eseri zamanda yolculuk yapıp geçmişe dönebildiğini fark eder ve geçmişinin bu bölümlerini silmek için uğraşmaya başlar. Çocukluğuna geri dönmeyi başaran genç adam geçmişini yeniden kurgulamaya başlar.

Bilim kurgu ve gerilim öğelerini fantastik bir şekilde birbirine harmanlayan bu çalışma, halen üzerinde durulmaya değer mi bilmiyorum. Ben şunun için anlattım:

Filmin ilgimi çeken tarafı, insan hayatı üzerinde etkisi olan yaşanmışlıkların değiştirilebilmesi fikrini ortaya atması idi.

Sahi, geçmişe dönüp, istenmeyen durumları düzeltmek mümkün olsaydı siz neleri değiştirmek isterdiniz, hiç düşündünüz mü?

Benim aklımda o kadar çok şey var ki…

Geçmiş böyle.

Peki ya gelecek?

Gelecek farklı. Geleceğe dokunmak mümkün. Onu kurgulamak, değiştirmek, yapılandırmak mümkün. Elbette kaderin ve beklenmedik gelişmelerin etkisi de var lakin insan iradesinin etkisini de unutmamak lazım.

“Bugün” de geleceğin geçmişi değil mi sonuçta. Öyleyse şimdi geçmişteyiz. Haydi, hep birlikte geleceğimize dokunalım.

İstediğiniz şekilde yorumlayabilirsiniz. En sağlam gelecek ahiret yurdudur şüphesiz. Ancak dünya var olduğu sürece hayat için de bir gelecek söz konusudur.

Kendi geleceğimiz, çocuklarımızın geleceği, ailemizin geleceği, ülkemizin geleceği, dünyanın geleceği…

Yeni nesillere daha güzel bir dünya diyorsak, “kelebek etkisi” gibi bir etkiye ihtiyacımız var sanırım.

Öncelikle aile ve eğitim kurumlarından başlamak lazım. Ailede temeli sağlam atılmayan bir kişiliğin okulda inşası pek de mümkün değildir. Yine de bu sağlam aileyi kurmak için bize bir sistem lazım, bir mektep:

Nurettin Topçu’nun tarif ettiğine benzer bir mektep:

“Bize bir insan mektebi lazım. Bir mektep ki bizi kendi ruhumuza kavuştursun; Her hareketimizin ahlaki değeri olduğunu tanıtsın; hâyâya hayran gönüller, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin. Bu mektepte edebiyat, tarih ve felsefe kültürü başta gelecek ve onun yetiştiricileri sadece bir memur değil, örnek insan olacaklardır.”

Bu mektepten çıkacak bir nesil, şüphesiz zincirleme etkiyle diğer nesilleri de ihya edecek ve devamlılık sağlayacaklardır.

Vicdanı da en az aklı kadar çalışan, yüreği ile düşünen uygulayıcı eğitmenlerle olacak yeni gelecek inşası. Sağına soluna bakmadan, ben varım diyebilen gönüllerle olacak bu iş.

Başkalarının yapıp yapmadığına bakmadan, tek başına dünyayı değiştirebileceğine inanan yüreklerle olacak bu değişim.

İşte kelebek etkisi budur. Elli yıl sonra “keşke o zaman şunları, şunları yapmış olsaydık” dememek için bugün, geçmişe döndüğümüzü farz ederek gerekeni yapmalıyız.

Ne var ki, “kelebek etkisi” kavramını burada bize ait bir kavrama dönüştürmek zorundayız diye düşünüyorum.

Biz buna “Yürek Etkisi” diyelim dostlar, ne dersiniz?

Bize bir “Yürek Etkisi” lazım. Dokunduğunda taşları un edecek, sayısız yüreklerden oluşan koca bir yürek…

***

İzzet IRMAK

#ramazangünlüğü www.izzetirmak.com

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 339 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.