Eğitimde daha az teori, daha çok pratik…

Share

***

EĞİTİM ÜZERİNE – 15

 

Eğitimde zaman planlaması yapılırken teoriye en fazla yüzde on süre ayrılmalıdır. Esas amaç hedeflenen davranışı kazandırmaksa, o davranış ile ilgili kısa bir açıklama yapıldıktan sonra hemen uygulaması yapılmalıdır.

Mesela Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde “yardımlaşma” konusunu işlediğimizi düşünelim. Konuyla ilgili ayet, hadis, örnek olaylar, yardımlaşma usulleri ve telkinlerden oluşan kısa bir sunum yaıldıktan sonra daha önceden belirlenmiş yardıma muhtaç birilerine yardıma gidilmelidir.

Yardım etmek sadece para vermek değildir. Yaşlı, engelli, zayıf birilerine de yardım edilebilir. Evin temizliği yapılabilir, yemeği pişirilebilir, onunla sohbet ederek vakit geçirilebilir, engelliyse gezmesine yardım edilebilir…

Bir örnek daha vermek gerekirse; Türkçe dersinde “Dilimizi Koruyalım” konusunu işlediğimizi varsayalım.

Öğrencilere Konuyla ilgili bilgilendirme, telkin, örnek olay, görsel sunumlar yapıldıktan sonra mümkünse işyerlerinin olduğu mekânlar gezdirilip, isimleri üzerinde değerlendirmeler yapılmalıdır. Dilimize ve değerlerimize uygun isim kullananlar tebrik edilip, uygun olmayanlar, kırıcı olmamak şartıyla, uyarılmalıdır.

Bu iki örnekten yola çıkarak istediğiniz konuyu kurgulayabilirsiniz.

Planlama, ilgili uzmanlarca gayet kolay bir şekilde yapılabilir.

Ama burada üzerine durulacak asıl husus, verilen eğitim devamlılık arz etmesi ve davranış haline dönüştüğünün takip edilmesidir.

Yine örneklendirecek olursak; yardımlaşma konusunda eğitim almış bireylerin bu konuda davranışlarının değişip değişmediği gözlemlenmelidir. Nasıl olsa o konu bitti, diye o davranış çöpe atılmamalıdır. O eğitimi alan kişiler en azından yüzde elli bir oranında komşularına, arkadaşlarına, insanlara yardım etme konusunda hassasiyet kazanmalı ve bunu devam ettirmelidir.

Türkçe dersinde “Dilimizi Koruyalım” etkinliği yaptığı halde ileride açtığı işyerine yabancı bir isim veren kişi o eğitimi almamış demektir. Teorik olarak bol bol anlatır dilin önemini ama gerçekte tamamen farklı bir davranış sergiler. Bu durumda, bu eğitimin verilmemiş olması o kişi için daha hayırlı bile olabilir.

Türkçe dersinden bahsetmişken söylemiş olayım:

Dünkü yazımda Thomas Macaulay’ın “Minute on Indian Education” isimli kitabından bahsetmiştim. Hindistan’daki eğitimin planlayıcı ve teorisyeni olan bu adam eğitimde en büyük darbeyi dil ile vurduklarını da söyler pişkince.

“Kendi anadilleriyle eğitimlerini sağlayamayan bu toplumu eğitmeliyiz.” diyerek bunu ifade eder.

Neydi kitabın ismin Türkçe Karşılığı: “Hint Eğitiminde Bir Dakika”

(Yarına devam edelim…)

***

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 340 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.