Tapınmak bir ihtiyaçtır!

Share

***

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Lüks bir arabaya, güzel bir eve, değeri her gün artan arsalara, bol dönümlü arazilere, bir kenarda birikmiş altın külçelerine, banka gibi para basan işyerlerine, mala, mülke…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Gecesi gündüzü belli olmasın diye, yaldızlı ışıklarla süslenen ‘avm’ lere, hiçbir mahremiyet ve aidiyet duygusunun olmadığı sosyetik ‘cafe’lere, insan olmaya ara verilen gece kulüplerine, sınırı çizilmemiş yüksek dozlu havuz başı partilerine, bilimum eğlence imkanlarına…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Süslü ve bol çeşitli elbiselere, sınırsız ‘makyaj’ malzemelerine, ‘ciks’ marka ayakkabı ve çantalara, klas gözlüklere, antika çakmaklara, değeri insanı bile aşan tesbihlere…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Gezdirilecek bir köpeğe, evde beslenen ve yüz fakire yetecek mamalar tüketen kedilere, türlü hayvanata…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Dolgun bir cüzdan tarafından desteklenen şişkin bir ‘ego’ ya, başkalarına tepeden bakmaya, haddini ve hattını bilmeyen ‘özgüvene’…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

İyi bir makama, saygın bir mevkiye, her halükarda alkışlayan şakşakçılara, masal keçisi gibi sürekli onaylayan ‘dost’lara…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Mezarlara, türbelere, efsanevi taşlara…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

‘Kutsal’ şahsiyetlere, şeyh efendilere, onların sakallarına ve cübbelerine, din büyüklerine…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Kapitalizm tarafından süslenmiş ‘güzel’ kadınlara, ‘şık’ erkeklere, fenomenlere, ortalık malı ünlülere, şarkıcılara, oyunculara, davulculara, zurnacılara…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Güce, otoriteye, menfaate, çıkara…

Tapınmak bir ihtiyaçtır.

Çocuğa, mala, cana…

Tapınmak bir ihtiyaçtır…

Ha, bir de Allah’a… Ama o da pek kimsenin işine gelmiyor işte. Ona tapınmış gibi yapmak çok daha iyidir. Hatta ona çok çok tapınmış gibi yapmak, kendisine tapınmanın yolunu açar ki, hazine anahtarı…

Hele bir de kafa iyi çalışıyorsa; Allah ile konuştuğuna, onunla ‘dost’ olduğuna inandirabilirse…. Dünya cennet!

Kim uğraşır ki Allah’ın kelamı ile. Hem zaten biz anlamayız ne demek istediğinden. Onlar konuşur Allah ile, peygamber ile… Bize de söylerler.

Evet, tapınmak ihtiyaçtır. Hem de en büyük ihtiyaç!

İzzet Irmak

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 244 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.