Kargalar Kelimelerimi Çaldı

Share

Akşamüstü Miço’nun Kahvesi gibi kokan sokaklarda düşüncelere dalmışım. Hey gidi çocukluğumun Miço’su!

Hiçbir zaman oturamadığım kahvehanen neden hep öyle kokardı? İçeri girmek istesem beni de alır mıydın? Her geçtiğimde öyle dik dik bakışın nedendi peki? Bunun ilk ve son defa seninle yaptığım konuşma ile alakası yoktu değil mi?

Hani ben elimde teksir (nam-ı diğer; saman) kâğıdı ve çabucak tükenen türünden bir tükenmez kalemle karşına çıkmış; “Miço abi senin dükkânının ismi neden Olympos?” diye sormuştum ya!

Hani sen de önce anlamsız anlamsız, “aa bu çocuğun dili de varmış!” gibisinden bakmış sonra da; “çık git lan! Sana ne benim dükkânımdan!” diyerek kovmuştun ya!

Biliyor musun Miço abi, ben o zaman öğretmenimizin Türkçe Dersi’nden verdiği ödevi yapmak için gelmiştim ve o sokakta sadece senin dükkânının ismi “yabancı sözcük” tü. Şimdi olsa hiç rahatsız eder miydim seni…

Bütün sokak “yabancı sözcük” olmuş, gördüm. Eh be öğretmenim, o ödevi şimdi verseydin ya!

Affedersin Mustafa abi, sen sana “Miço” denmesine de kızardın değil mi, “doğru konuşun lan, Türkçemizi bozmayın!”  diye…

Heey dostlar!

Kargalar kelimelerimi çaldı! Gören, duyan, bulan, bilen var mı? Yüreğimden bir parça aldılar sanki… Her bir sözcüğü söke söke aldılar.

Bir ayağı yaralı kuş gibi kala kaldım ortalık yerde. Önümde yürüyenlerle zar zor anlaşabiliyorum da arkamdan gelenlerle neredeyse hiç anlaşamıyorum.

“Eş anlamlı” sözcüklerimizin sayısı her geçen gün azalıyor, “zıt anlamlı” derseniz yerlerini zıt bakışlı zıt görüşlü insanlara terk ediyorlar.

“Anlam kaymasına” uğramamış çok az sözcük kaldı elimde. Hangi birini alsam elime, altından kötü bir anlam “nanik” yapıyor bana.

Hâlbuki ben kelimelerle düşünüyordum. Kelimelerim yoksa ben ne yaparım. Nasıl düşünür, nasıl yaşarım…

Çıyanlar tek tek yediler sözcüklerimi. Dedemin de kelimelerini yemişler vakti zamanında. “Dım dızlak ortada kaldık yavrum!” derdi hep o zamanları anlatırken. “Birden bire yabancılaşıverdik kardeşlerimizle, her birimize, çaldıklarının yerine, yeni ve farklı kelimeler vermişlerdi sırf anlaşamayalım diye…”

Ülkemizdeki yabancı kelimeler

Kargalar ve Çıyanlar;

Kelimelerimizi çalıp her birimize yeni kelimeler verdiler…

Geçmişimizi, diş gıcırdatan tahta silgisi ile, silip yeni yeni geçmişler yazdılar eski tahtalarımıza…

Kardeşlerimizle anlaşamaz olduk. Ve bir anda “düşmanlaşıverdik” her biriyle tek tek!

“Anlam Kayması”na uğradı dostluk, kardeşlik, birlik ve beraberlikler. Her biri anlamını yitirdi ve silikleşip yok oluverdi.

Heey Dostlar!Kargalar kelimelerimizi çaldı ve anlaşamıyoruz kardeşlerimizle. Ortalık kan gölüne döndü. Bir hal çaresi var mı ola?

İzzet Irmak, yazdı…

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 340 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.