Bu ülkede aydın olmak için “solcu” mu olmak lazım?

Share

 

Bu ülkede aydın olmak için “solcu” mu olmak lazım?

Dedim:

“Siz yıllardır yazıyorsunuz, çok sayıda kitabınız var, tv programları, kültürel faaliyetler…

Yıllardır bu işin içindesiniz. Sizin Türkiye çapında bilinmeniz, tanınmanız lazım.”

Dedi:

“Önemsediğim için değil ama bu mümkün değil.”

Doğru söylüyordu. Çok da önemli değildi ünlü olmak ama derdini, çilesini ve Müslümanca duruşa dair mücadelesini de iletmek istiyordu kitlelere.

Dedim:

“Neden?”

Dedi:

“Çünkü ben solcu değilim.”

***

Meseleyi anladım. Daha önce bu konuda “aydın” diye bir yazı yazmıştım. Onu hatırladım. Cemil Meriç, Sezai Karakoç, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Mehmet Akif İnan başta olmak üzere İslami çizgiye yakın kişilerin “aydın” sayılmama gerekçelerini sıralamıştım kendimce.

Bizim “aydın” olmaya ihtiyacımız yok. “Münevver” olmak yeter bize, ana fikrine bağlamıştım yazıyı.

Tabii haliyle sol cenaha yüklenmiştim.

***

Ama bugün o muhabbetten sonra anladım ki kendisini dindar olarak tanımlayan camia da solculardan az değil bu konuda.

O kadar münevver yazar, çizer, düşünür, derya gibi insanımız var. Kaçımız doğru düzgün onları tanıtmaya veya tanımaya çalışıyoruz?

Kaçımız onların eserlerinden referans almayı gurur vesilesi sayıyoruz?

Kaçımız, sadece kendi mahallemizde değil de öteki mahallede de onları anlatıp, tanıtmaya çalışıyoruz?

“Aaa, sen Orhan Pamuk’u okumadın mı?” diye küçümseyici tavırlarla bizi ezenlere karşı kendimizi ispatlamak için, hemen alıp okuduğumuz ve gururla anlattığımız, kitaplarını göstere göstere koltuk altına yerleştirdiğimiz beş para etmeyen adamlar kadar kaç tane yerli yazarı tanıtma gayretinde olduk?

Son dönemde yapılan bir iki sivil girişim dışında ve bireysel bazı çabalar dışında hiç!

Sebep?

Utanıyor muyuz?

Çekiniyor muyuz?
Çekemiyor muyuz?
Bizim gruptan değil diye mi?

Kendi içimizde anlatıyoruz, okuyoruz, övüyoruz ama dışarıda adını anmaya gelince…

Peki, ama sebep?

Bazılarına son dönemde Cumhurbaşkanımız sahip çıkmasa onların adını bile kimse bilmeyecekti.

Mesela Yedi Güzel Adamı bilen kaç kişi idik?

Bence kendimizi sorgulayalım.

Bilhassa birkaç gün önce vefat eden ünlü sosyolog ve siyaset bilimci Şerif Mardin’den başlayarak yukarıda isimlerini saydıklarımın başına neler geldiğini iyi okumak lazım.

Dava adamı olmak öncelikle o davaya inanmayı ve onu benimsemeyi gerektirir.

Çuvaldızı başkasına da iğneyi kendimize…

Selâm ve dua…

İzzet Irmak
www.izzetirmak.com
08.09.2017/Karatay

 

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 339 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.