Yüreği Milyarderdi Mehmet Abi’nin

Share

 

 

Moralimin en bozuk olduğu zamanlarda beliriverir odanın kapısında, her zamanki mütevazı ve mahcup edasıyla içeri girmek için müsaade isterdi. Görünce mutlu olduğum insanlardandı Mehmet abi.

Çay mı kahve mi, diye sorardım her seferinde

Hocam sorma şunu ikide bir, canım istiyor ama bana yasak biliyorsun. Kalbim var, derdi gülümseyerek.

Bizim kalbimiz yok mu abi, diye takılırdım. Gülerdik muzip çocuklar gibi.

Tamam, o zaman su istiyorum, der giriş faslını tamamlardık.

***

Maddi olarak zengin değildi ama yüreği milyarderdi Mehmet Abinin.

Her geldiğinde dertlerimi, sıkıntılarımı anlatırdım okula ve öğrencilerin iyi yetişmesine dair. Sonra da bir türlü bitmeyen şikâyet ve soruşturmalar, ilçede varlığını sürdürmeye çalıştığımız imam hatip ortaokuluna ait…

“Sen niye moralini bozuyorsun hocam, asıl onlar üzülsün. Sen, çocuklarımız Allah’ın kitabını öğrensinler, millete faydalı olsunlar diye uğraşıyorsun. Onların sana engel çıkarması seni korkutmasın. Biz de senin yanındayız evelallah!” diye moral verirdi kendine has Urfa şivesi ve Adanalı edası ile.

Adana’nın Karataş ilçesinin İsahacılı köyünde mukim Urfalı Mehmet Abi…

İlk tanışmamız, beşinci sınıfa kayıt için elinden tutup getirdiği kızı Rukiye’nin, odanın kapısından içeri girmesi ile olmuştu. Ufak tefek, gözleri çakmak çakmak, zeki bir kızdı Rukiye. Gerçekten de başarılı bir öğrencimiz oldu sonradan.

“Benim bütün çocuklarım önce Kur’an’ı öğrenmeliler hocam. Ondan sonra ne yaparlarsa yapsınlar.” demişti o zaman.

Gerçekten de bütün çocukları Kuran Eğitimi alıyorlardı; maddi durumu iyi olmayan, kendisi hasta ve çevresindeki herkesin, çocuklarını okula göndermek yerine tarlada çalıştırdığı bir dönemde.

“Bizim ailemiz, Kur’an’a çok önem verir.” derdi, içinde onun koca yüreğini taşımaktan aciz kalbinin olduğu göğsünü gere gere.

***

Hayırseverdi Mehmet Abi.

Bir ara yeni açılan sınıflarımız için acilen beş adet klima lazım olmuştu. O dönem İmam Hatip öğretmenleri, velileri ve ilçe imamları ile birlikte kurduğumuz İmam Hatip Destekleme İnisiyatifi olarak yaptığımız haftalık toplantıda konuyu gündeme getirmişti bir diğer Mehmet. Çimeli İmamı Mehmet Özden.

Çok kısa sürede bulunmuştu klimalar ama ilk klimayı Mehmet Öğün temin etmişti. Sıfır değildi klima. Belli ki bir yerlerden temin etmişti.

Takılmıştım o zamanlar; hayırdır Mehmet Abi, nereden söktün bunu, diye.

Boş ver hocam, bulduk işte. Çocuklar buranın sıcağında sıkıntı çekmesin, demişti.

Doğru söylüyordu, Adana’nın sıcağına ve nemine dayanmak kolay değildi. Bunu en iyi bilenlerdendi.

Kim bilir, belki de evinden söküp getirmişti.

***

Misafirperverdi Mehmet Abi.

İmam Hatip İnsiyatifi olarak toplantılarımızı her hafta bir köyün camisinde yapardık. O hafta da İsahacılı köyündeydik.

Mehmet Öğün geldi, dargın ve üzgündü.

Hocam, benim evimin olduğu köyde burada toplanmak olmaz. Camide namaz kıldıktan sonra bana gelmeliydiniz, diye sitem etti.

Mecburen bir dahaki hafta onun evinde toplanmak zorunda kaldık. Urfalı oturma düzeni, Adanalı Muhabbeti, çiğ köfte, ayran ve uzun süren çay faslı eşliğinde…

Dedim ya, kendisi fakirdi belki ama yüreği milyarderdi Mehmet Abinin.

***

Ve dün (27.07.2017)

Mehmet Abi vefat etti.

Dar-ı bekaya, rahmeti rahmana, ebedi âleme göç etti.

Fani dünya, onun mücadelesini verdiği baki hakikatlere yeterli gelmedi.

Milyarder yüreğini taşıyamadı çalışma ve pompalama fakiri kalbi.

Yetmedi kalbi…

Allah rahmet eylesin. İnşallah Allah rızası için verdiği Kur’an mücadelesinin mükafatına nail olur ebedi âlemde.

***

“Hocam bu dünya geçicidir, değmiyor kafaya takmaya.” demişti.

Değmiyor be abim, hakikaten değmiyor…

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 340 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

1 yorum

  1. Bu sene bilgisayar kursuna çocuklarını kaydetti. Çay sevdiğimi bilir (kendisi içmesede) o koca adam bana çay demler “şu bilgisayarı öğrenmek istiyorum ama ekrana bakmak bile kalbimi ağrıtıyor.” Derdi. Şu “Kuran” öğrenen çocuklarına bilgisayar öğretmek büyük onurdu. Sana öğretemeden göçüp gittinya. Şimdi bu ekrana bakmak benim de kalbimi ağrıtıyor. Bu dünyada bukadar kalpsiz yaşarken pilli de olsa kocaman kalbinle buralara sığamadın.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.