ÜŞÜDÜ İNSANLIK

Share

 
 
KİTAPLARLA HER SALI -1 (ÜŞÜDÜ İNSANLIK)
 
Sabahattin Ali’nin “Isıtmak İçin” isimli hikâyesi çok çarpıcı gelmişti ilk okuduğumda.  
 
Geçenlerde, bir yerde denk geldi, bir daha okudum. Bu sefer çarpıldım. Açlık, yoksulluk ve düpedüz sefalet içinde yaşayan bir anne ile onun sekiz on yaşlarındaki kızı, yazarın gözünden, inanılmaz bir dehşet vurgusu ile anlatılıyor .
 
Son sahnede, kızın açlık ve soğuktan ölümü; yazarın kendi şahsında, hepimiz adına duyduğu vicdan azabı ile birleşiyor. İnsanın üstünü başını yırtıp sokaklarda haykırası geliyor.
 
Nitekim yazar da öyle bir şey yapıyor finalde. Bütün insanları oraya toplayıp onların dramına tanık etmek istiyor.
 
Dünya, git gide büyük dramlara sahne oluyor. Her gün TV’ler gözümüze soksa da kimse dışarı fırlamıyor maalesef. Suriye, Afganistan, Doğu Türkistan ve daha nice beldeler harabeye döndü. Milyonlarca insan evsiz, barksız, aşsız kaldı. Her gün açlıktan, soğuktan ölen bebelerin sayısı belli değil. 
 
Bütün bu zulümlere ses çıkaran o kadar az insan var ki.
 
Bütün bu dengesizlikleri düzeltmek için çırpınan, azap duyan o kadar az insan var ki. 
 
Sakın arada bir meydana çıkıp sözüm ona eylem yapan sivil toplum kuruluşlarının reklamlarına kanıp rahatlamayın. Doğrularını tenzih ederim ama ekseriyetle gösteriş ve daha çok yardım toplamak nümayişleri bunlar. 
 
Bugün en büyük kayıt dışı vurgun, bu yapılar üzerinden yapılmaktadır. Sadece bizde değil, tüm dünyada böyle.
 
Milyar milyar dolarlar toplanıyor. Küçük bir kısmı göz boyamak niyetiyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor, ötesi vur patlasın çal oynasın. Öyle olmasa küçücük bir yardım kuruluşunun yönetimini ele geçirmek için en büyük ahlaksızlıklar yapılır mıydı… 
 
Bir STK’nın başına geçen kişi, ömür billah oradan uzaklaşmıyor. Uzaklaştırılamıyor. 
 
Lafta hizmet ediyor. İşin aslını herkes biliyor ama ses çıkaran yok. Biri ses çıkarmaya kalksa bu sefer de inanılmaz baskılar uygulanıyor. 
 
Üyesi olduğu bir STK’nın yönetimine aday olan bir tanıdığımın başına gelenleri yakinen biliyorum. İş o kadar ilerlemişti ki, sadece onun değil; bütün akrabalarının ekmeği ile oynamaya varmıştı. İşin kötüsü, bu baskıları ispatlamak da kolay olmuyor. 
 
Benim inancıma göre STK’lar en antidemokratik kuruluşlardır. Böyle olmayan varsa elbette onları tenzih ederim.
 
İşin özü şu:
 
Üç günlük dünyada hepimiz birer misafiriz. Ne zaman göçüp gideceğimiz belli değil. Yeryüzünün kaynakları tüm insanların refahı için fazlasıyla yeterlidir. 
 
Madem öyle…
 
Ne diye daha çok para, daha çok mal, daha çok makam ve güç için maymunlar gibi birbirimize saldırıp dünyayı çekilmez hale getiriyoruz. Neden ha, neden?
 
Yer yüzü cennetini cehenneme çevirmeye ne gerek var? 
 
Hiç olmazsa hayvanlar alemini örnek alalım. İhtiyacımız olmadığı halde başkalarının hakkına çökmeyelim. 
 
Adaletten, hakkaniyetten, insanlıktan taviz vermeyelim. Fakire, düşküne, çaresize el verelim. 
 
Hep birlikte Allah’ın nimetlerini şükürle paylaşalım. 
 
Böylece insanlık üşümesin. Donmasın, ölmesin!
 
Çok mu zor, imkansız mı?
 
İzzet Irmak 
#KitaplarlaHerSalı www.izzetirmak.com

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 339 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.