TUT Kİ SEN LEYLA’SIN…

Share

Tut ki sen Leyla’sın, ben Mecnun;

Tüm olasılıklar “imkânsızı” kayırıyor olsa bile, “olur”a kazan kaldırmış bir kere gönül sarayının laf dinlemez yeniçerileri.
Mezata düşmüş, âşıkların binlerce yıllık ekmek kapısı.

Kim demiş hikâyede ayrılık var diye!
Ya da kim demiş ayrılık yok diye!
Bir kavuşmak bin ayrılık eder. Bir ayrılığın hesabı mı olur!
De ki sen Şirin’sin ben Ferhat;
Dağları delmek laf mı, gönülde dağ gibi feryat! Kuruyan gönüllere faydası var da tünellerimin, bir benim ışığım yok, feri sönmüş yalnızlığımın.
Say ki sen sen oldun, ben de ben;
İlla katıksızlığa mı mahkûm olmalı “ben”, sıyrılmak için kisve-i suretinden…
Ve sen;
Vicdanımın yüreğimde açtığı yarasın hey!
Pazara düşmüş yüreğimi ellerinde tutan bakışlarının esiri olmuş, bütün vakitlerimin basamakları.
Çoğu zaman bir uzun havadır hikâyemiz. Bazen de kadim varlığımızın bir meyvesidir; binlercesinden sadece bir tanesi!
Ve bizim hikâyemiz…
“Yasak Elma” nın hikâyesidir aslında. Yalnız o kadar masum muyuz, o bilinmez.
Bir ana şefkatinin merhamet yüklü cezasına benziyor dünyamız.
Her şeye rağmen nimet yüklü bulutlardan boşalan yağmurumuz hiç eksik olmadı.
Dünyamızın bütün tepelerinde, denizlerinde, dağlarında, ovalarında, bağlarında ve bahçelerinde bolca sunulan tüm nimetlere ekmeğimizi bandık. Hem de her birine tek tek…
Sırf sana özel bu yazı…
Bak bakalım ellerimi tutabilecek misin satır aralarında…

Share

1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.

İzzet IRMAK hakkında 340 makale
1981 Van doğumlu. Yüzüncüyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezunu. Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen. Çeşitli dergi, gazete, İnternet sitesi ve platformlarda yazar. Güncel yazılar, gezi yazıları ve öyküler yazmaktadır. Kitap çalışmaları devam etmektedir.