KRİTİK EŞİK (ÖZ ELEŞTİRİ)

5 Kasım 2020 İzzet IRMAK 0

Her olanı hayır, her geceyi Kadir, her geleni Hızır bil, demiş büyükler. İyilik yapmanın, ikramda bulunmanın, ihtiyacı olana yardım etmenin vakti saatini her zaman biz belirleyemeyiz. Bazen de o vakit gelir çatar kapımıza. Aslında en değerlisi de odur. Onu da ben kaçırdım bu sefer.

Ah Tamara!

27 Ekim 2020 İzzet IRMAK 0

Sen ki başka dünyanın erişilmez güzeli
Tarifte âciz kalır şuaranın gazeli
Süheyla gamzelerin nergislerle bezeli
Aşkın serin suyuna ah Tamara daldım ben

BİR GÖMLEK DİKTİRDİM KOLU DÜĞMELİ

7 Ekim 2020 İzzet IRMAK 0

Okuyacaksanız bu iki kitabı birlikte okumanızı öneriyorum âcizane. Yukarıda dediğim gibi, bu hikâyeler, Anadolu’nun “taşra” tabir edilen gerçek kitlesinin hayat terennümü. Yazar, halkın duyuş ve düşünüşünü, hissedişini yine halkın diliyle; tıpkı onların yaşamı gibi sade, safsatasız bir dille ele almış.

QARDAŞ KÖMƏYİ

4 Ekim 2020 İzzet IRMAK 0

Osmanlı’nın Ruslarla savaştığı, Rusya’nın egemenliğindeki Azerbaycan’da kurulan “Kardeş Kömeği” (Kardeş Yardımı) derneği aynı adla bir dergi çıkarır. Dergi dört sayı sonra kapatılır maalesef.

CAN AZERBAYCAN

28 Eylül 2020 İzzet IRMAK 0

İnancı bir, ahlâkı bir, özü bir
Gardaşımdır benim Can Azerbaycan
Evveli bir, ahiri bir, sözü bir
Gardaşımdır benim Can Azerbaycan

MAAŞ ALIP YATMAK

28 Eylül 2020 İzzet IRMAK 0

*Bu yazıda kendi yaşadıklarımı özetledim. Bilinsin ki bu hikâye, genel olarak, öğretmenlerin hikâyesidir.

YOĞUN BAKIMDA

10 Ağustos 2020 İzzet IRMAK 0

İzzet çok güvenme dünya malına
Hem mıhına vurur hem de nalına
Biri daha binmiş ebed salına
Yürekleri dağlar yoğun bakımda

KARATAŞ, ŞİMŞEK, TATİL…

20 Temmuz 2020 İzzet IRMAK 1

Burası cennet gibi bir yer. Hakiki bir ilgiyi hak ediyor doğrusu. Önümüzdeki yıl salgın süreci biter de tam kapasite çalışırsa memur için bulunmaz nimet. Özellikle yeni müdür Meryem Polat Hanım’ın burayı çok daha kullanışlı hale getireceğine inanıyorum.

BUHRANLI YILLARIN ROMANI: YAĞMUR BEKLERKEN

1 Temmuz 2020 İzzet IRMAK 1

Yağmur Beklerken, yazarın önemli eserlerinden biridir şüphesiz. İlk defa 1981 yılında yayımlanan roman, 1929 ekonomik buhranı ve ardından gelen 1930’lu yılların siyasi olaylarını konu edinir. Yağmur Beklerken, Dönemeçte isimli romanın devamı gibi. Açıkçası, Tarık Buğra okumaları yaparken bunun farkında olsaydım, önce bu eseri okumayı tercih ederdim. İki eser pek çok açıdan birbirine benziyor konu, dil ve anlatım bakımından.